Pazartesi, Haziran 16, 2008

Diş hekimi koltuğu

Diş ağrımadığı zaman diş hekimi koltuğu ne kadar korkutucu gelir, değil mi? Bir işkence odası gibi. Tamirat için kullanılan matkabın sesi bile belki size dişi oymak için kullanılan o aleti hatırlatıp içinizi ürpertebilir.

Ama ya dişiniz ağrıdığında? Birkaç yıl önce, tam da hastaneden taburcu olduktan sonra ("zahmetli bir kalp testi" diyeyim) dişimde öylesine bir apse çıkmıştı ki, matkabın verdiği acıyı özlemiştim. Dişimin delinmesi, çekilmesi, çekiçle parçalanması veya belki de yakılması umurumda olmayacaktı. Ama o dişin orda kalması gerekiyordu, antibiyotikler apseyi iyileştirene kadar.


Psikologa gitmeyi de buna benzetiyorum.

Mutlu olduğum bu son günlerde psikologa gidip konuşmak bana rahatsız edici geliyordu. Annemin Bursa'dan olabildiğince geç gelmesini, psikolog aramayı da geciktirmeyi diledim. Annem bu gece geliyor. Aramaya da en geç çarşamba günü başlarız sanırım. (bu arada eğer Ankara'da tanıdığınız iyi bir psikolog varsa, lütfen ... ).

Ama 'dişimin ağrıyacağını' bugün hissetmeye başladım. Belki bunun nedeni, antidepresanlarımı almayı unutmanın cezası olan beyin patlamalarımdı, bilmiyorum (gökyüzü bugün masmavi ama ben onu, yanarak düşen yıldızlarla süslü siyah bir kadife olarak görmek istiyorum). Hiçbir şey değerli gelmiyor, ne mavi gökyüzü, ne güneş, ne babamın yaptığı yemek, ne laptop, ne başarı, ne de bir arkadaş sevgisinin kanıtları olan mektuplar. Sadece uyumak ve sonra uyanmamak istiyor-dum (ama bu yazıyı yazınca kendimi sanki daha iyi hissettim. belki de o çok geç aldığım ilaç, tesir etmeye başladı).

Dişim ağrımıyor. Ama şu an aklımdan eski diş ağrılarımı bir türlü atamıyorum. 2008 yılı benim için sağlıklı geçiyor ama eski hastalıklarımı bir bir hatırlamaya başladım bugün.


Cesaretimi kaybetmemem gerek. Olmayan bir acının beni yenmesine izin veremem, eğer olmayan güzel şeylere sahip değilsem.



O apseli dişim, çenemin sol tarafındaydı. Ama orada 3-4 tane dişim var ve hangisinin o olduğunu artık hatırlamıyorum. Ve bunun kaç yıl önce olduğunu.

0 yorum: